takipçi satın al instagram takipçi satın al twitter takipçi satın al tiktok takipçi satın al youtube abone satın al facebook takipçi satın al twitch takipçi satın al
Yazı Detayı
04 Ağustos 2022 - Perşembe 20:50
 
KUR AN HER ZAMANA VE KULA HİTAP EDER
Mintaha Şerbetçi
[email protected]
 
 

Euzu billahi mineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim

Allah ın rahmeti- mağfireti-bereketi Resulullah Efendimize ve O na tabi olan bütün müminlerin üzerine olsun.
 

"Yeryüzündeklerin çoğunluğuna uyarsan- seni Allah ın yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar- yalnızca tahminle iş yaparlar." "Ve in tutı eksere men fil ardı yudılluke an sebilillah- in yettebiune illez zanne ve in hum illa yahrusun." En âm Suresi 116 Kur an her zamana hitap eden- canlılığını yitirmeyen ve bizim yegâne başvuru kaynağımızdır. Ayette Allah "yeryüzündekilerin çoğunluğu" diye son derece dikkat çekici bir ibare kullanmışsa- bu durumda bize düşen; kendimizin nerde olduğuna bakmak olmalıdır.
 

En âm Suresinin 119. ayetinde der ki: ".... Şüphesiz ki çoğunluk arzularına uyup hiçbir bilgiye dayanmaksızın insanları saptırırlar." Arzusuna uymak; kendine göre fikir beyan etmek- nefsine kolay gelene uymak Allah ın emirleri yerine toplumun uygulayageldiği alışkanlıkları sürdürmek olarak ifade edilebilir. Hele de günümüzde kurtuluşa ermiş gibi yaşamak- benim içim temiz- herkes nasıl hesap verecekse bizde öyle veririz gibi düşünceler alıp başını gidiyorken kendimize bir bakalım: "Allah fasıklar topluluğunu doğru yola iletmez" Tevbe Suresi 24 Bu fasıklar topluluğuna kimler dahil olur? Fasık kelimesinin kökü olan "fısk"- taze hurmanın kabuğunu yarıp dışarıya çıkması anlamına gelir. O kabuk içindekine örtü olmuş- bir sınır çizmiş meyve o kabuktan çıkmak durumundadır. Bu eylemin adı fısk diye adlandırılır. Fasık kelimesinin manasına baktığımızda Hak yoldan ayrılma- Allah ın emirlerine itaatsizlik eylemi olarak görüyoruz. Yani sınırı çiğneme- huduttan dışarı çıkma...

 

Kur an!ı Kerim e göre doğru yola iletilmeyecek olan fasıklar kimlerdir? Bildiklerimizi ve varsa eksiklerimizi gözden geçirelim. Hucurat Suresi 11. ayette Allah şöyle buyurmaktadır: "Ey iman edenler"..." İman ettiğimizi iddia ediyosak ayette işaret edilenlerden üzerimizde bir emare olmaması gerekir. Çünkü iman ancak Allah a tam bir teslimiyetle olur. "Bir topluluk bir başka toplulukla alay etmesin"" Etrafımızda bakınca gördüğümüz manzara şu ki: Neredeyse birbirini münafık- kafir- mürted-sapkın- cehennemlik vs. olarak itham etmeyen grup yok denecek kadar az. Bunu yaparken herkes en doğru kendini biliyor ve ilan ediyor- bundan emin konuşuyor.
 

Uhud savaşında Okçular tepesini terk edenlerin isimleri acaba günümüze neden gelmedi? Bunun sebebi Resulullah Efendimizin güzel ahlakı toplumda yaşayarak ve öğreterek uygulamasıydı. Hal böyle iken günümüzü ne şekilde açıklarız? Ayet devam ediyor: "Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler belki o alayı aldıkları kendilerinden daha hayırlıdır." Evet- şimdi kadınlar olarak kendimizi inceleme zamanı. Gezdiğimiz günlerin- iki lafın belini kırmaların- komşudaki sabah kahvesinin- parklarda hava almalarımızın yanına yoldaş ettiğimiz "muhabbet" demek doğru sözcük olmayacak; konuşmalarımızda buna dikkat ediyor muyuz? Kardeşlerimizin giyimi- evi- yaşantısı- aile hayatı- hatta sizi ağırlamalarının ardından onları bir miktar da olsa alay konusu yapıyor ve dahi kendimiz yapmıyorsak bile buna göz yumuyor muyuz? "Birbirinizi ayıplamayın-birbirinizi incitici- aşağılayıcı- kötü lakaplarla çağırmayın. Bir insan iman ettikten sonra onu fasıklığı çağrıştıran bir isimle çağırmak ne kötü bir davranıştır ve böyle yapıp imandan sonra fasıklık damgası yemekte ne kötüdür." Ayıplamak- incitici söz söylemek- aşağılayıcı kötü lakab takmak bozulan bir toplumda bu sayılanlar normalmiş gibi algılanıyorsa- edebin eskilerde kaldığından bahsediliyorsa durum vahim ve kimse farkında değil demektir. Çünkü bu saydıklarımız çevremizden uzakta değil.
 

Allah ın sözü ile FASIKlar olarak adlandırılan bu kimselerle birlikteyiz ya da onlardan biriyiz. "Bu tür davranışların ardından kim tövbe edip Allah a yönelmezse; işte onlar zalimlerin ta kendileridir" Bu fasıklık ile ilgili olan ayetlerden sadece bir tanesiydi. Yegane başvuru kaynağımızı- hayat kitabı olan Kur an ı baş ucumuza asmak yerine- cenazelerde okuyup avuçlarımıza üfleyip onu tekrar göklere salmak yerine- dünyalık arzu ve isteklerimiz için sulara- türbelere- pirinçlere okumak yerine kendimize doğru bir şekilde okumamız gerektiğini inşallah hatırlatmışızdır. Çünkü hatırlatmak müminlere fayda verir... Bakara 26!99- Ali İmran 82- Maide 25!26!47 !49!59!81! 108 Araf 102!145 Tevbe 8!24 !53 !80! 84 !96 Yunus 33 Nur 4 !55 Neml 12 Kasas 32 Ankebut 34 Secde 18 !20 Zuhruf 54 Ahkaf 20! 35 Hucurat 6!11 Zariyat 46 Hadid 16!26 !27 Haşr 5! 19 Saff 5 Münafıkın 6 Konuyla ilgili diğer ayetler... Okumamız- anlamamız ve yaşamamız duasıyla... Söz içre mana söyleriz- Mana nedir bilenleriz... Sırtımızda ağır bir yük- Düşe kalka gidenleriz...

Hepimizin Cuması Mübarek Olsun.

Mürşidimize ve tüm gönül dostlarımıza Allah ın Selam ı ile selam olsun... Allah hepinizden razı olsun.

Mintaha Şerbetçi

 
Etiketler: KUR, AN, HER, ZAMANA, VE, KULA, HİTAP, EDER,
Yorumlar
Haber Yazılımı