takipçi satın al instagram takipçi satın al twitter takipçi satın al tiktok takipçi satın al youtube abone satın al facebook takipçi satın al twitch takipçi satın al
Yazı Detayı
24 Mayıs 2019 - Cuma 00:13
 
HELALİNDEN OLSUN.!!!
H.Murat ÖZAKINCI
mrtozakinci@hotmail.com
 
 

Helal kazanılmayan paranın bereketini kör gözle zaten göremezesiniz. Yerde bulduğunuz paranın kendine mal edinmek üzere alınması, başkasının malını gasp etmek hükmündedir diyor Diyanet.

 

Yani, helal olmayan paranın bereketi de olmaz. Büyüklerimiz hep derler: ‘Bedavadan gelen para kazanç değildir. Haramdan gelen harama gider.’ Önemli olan insanın kendi alın terini dökerek emek harcayarak kazancıdır. Mutlu olmak İçin alın teri kâfidir. Hikâyedeki anlatımda kendine bir yer bul ve şöyle elini çenene dayayıp bir düşün, kendini hikâyenin hangi kahramanı olarak görmek istersin veya görmek istemezsin. Her hikâyenin bir kahramanı vardır. Bu hikâyenin kahramanı da, kendi halinde, bireysel hizmet işçisi olarak çalışan tamirat ustası Kadir Bey.

 

“Bir 20 Lira nasıl insanı nasıl perişan eder anlatayım..” Yolda giderken önümde yürüyen birinin, cebinden bir şey çıkardığı sırada, arka cebinden 20 Lira yere düştüğünü fark ettim. Normalde bu gibi durumlarda: ‘Hey arkadaşım! Cebinden paran düştü.’ Diye uyarırım. Ama bu defa öyle yapmadım ve şeytana uydum…

 

20 Lirayı yerden alıp sağıma soluma bakarak parayı cebe atıp eve gittim. Durumu hanıma anlattım. O da tebessüm ederek “Madem beleş para buldun, 20 Lira daha üzerine ekle sinemaya gidelim.” Dedi. Hafta sonunda sinemaya gitmeye böylece karar verdik. Daha sonra hanım dedi ki: “Sen şimdi söz verirsin sonra cayarsın, internetten biletleri al da garanti olsun.” İnternetten hizmet bedeli dâhil 42 liraya patladı biletler.

 

Ben tamirat ustasıyım. Yağlı bir müşterim: “Cumartesi günü benim villaya gel, seninle biraz işimiz var” dedi. Ben “Pazar olmaz mı ?” dedim “olmaz” dedi. Sinema biletini Cumartesiye aldığımız için en az 1-2 bin liralık iş kaçtı.

 

Neyse, sinema saati yaklaşınca eve kayınpeder ile kaynana damladı. Zurnanın zırt dediği yerde biterler zaten. Ben “Biz sinemaya gideceğiz” deyip savacaktım ki hanım, “Biz sinemaya gidiyoruz, siz de gelin.” demez mi? Tabi Bu onların da sinema biletini ödeyeceğim anlamına geliyordu, yapılacak bir şey yok mecburen aldım. Kaynanam şehir içi toplu taşıma araçlarından hoşlanmadığı için sinemaya kadar sağlam bir taksi parası verdim. Kışlık erzak depolar gibi de mısır patlağı aldılar sinema öncesinde. Nasıl olsa damat ısmarlıyor. 20 lira buldu ya yolda! Hâlbuki ben kurbandaki dana hissesine bile o mısır patlaklarına verdiğim

 

Kadar para vermemiştim. Film arasında birer posta mısır daha aldırdı beleşçiler. Yapılacak bir şey yok 20 Lira yerde bulmuşuz ya harcamak kısmet olacak. Ey 20 Lira sen neymişsin diyorum içimden.

 

Kısacası, 20 lira yüzünden epey batmıştım, ama daha cezam bitmemişti. Sinema çıkışında benim eski kız arkadaşımla karşılaştım. Durup dururken bana laf atmaz mı? Yanımda eşim ve kayın pederler varken bunun olmaması gerekirdi. Diye söylenerek büyük bir hışımla eski kız arkadaşıma Kadına kötü sözler ettim, Meğer eski kız arkadaşımın yanında erkek arkadaşı varmış. Tabi Boy 1,90 Kilo 100 dev gibi bir adam çıktı karşıma Aniden bana kafa atmaz mı? Kayın babam da nasılsa biz 4 kişiyiz bunları döveriz diye saldırınca (2 erkeğe karşı 1 erkek ) diye ona daldı. Ama hesap hatası yaptı, çünkü Eski Kız Arkadaşım Grup Arkadaşları ile Kalabalık arkadaş gurubuyla gelmişler, bizi fena benzettiler.

 

Gece karakolda noktalandı. Dışarı çıkabilmek için birbirimizden davacı olmadık. Sonra karakol amirinin yanında tokalaşıp, öpüştük barıştık sağlam bir kefaletle dışarı çıkabildik. Ben kırılan burnum için estetik ameliyatı olmak zorunda kaldım. Kolu kırılan kayın(baba) ve arbede de düşüp ayak bileği kırılan kaynanamın hastane masraflarını ödemem bile işe yaramadı. Karım bana hâlâ küs. Niye küs olduğunu sorduğumda sadece bana bakıp ağlıyor. Sonunda ağlaması bitince nihayet bana neden küs olduğu anlatmaya karar vermiş ki konuşmaya başladı. Ben de merakla beni teselli edecek diye bir şeyler söylemesini bekliyorken tekrar ağlamaya başladı ve bana ağlayarak: “ O nasıl bir kadındı da uğruna kavga ettin, hâlbuki benim için elini kaldırmazsın.” Dedi. Tabi ben şoktayım, şaşkınlığımdan bakakaldım. Odanın ortasında, sana neyi, nasıl anlatayım deyip çıktım ve kendi kendime ah, 20 lira ah! Seni almaz olaydım cebime girmez olaydın, sinemaya gitmez olaydım diyordum. Yani, haram kazanç, bütün suç ve günah bana yazıldı ve ceremesini de ben çektim. Hayatım boyunca harama el sürmeyeceğime, benim olmayan hiçbir şeyi yerden almayacağıma dair kendime söz verdim. Yaşananlar bana ders oldu. Ben buldum, benim hakkım dediğiniz hiçbir şey sizin değildir.

 

Siz sadece bu dünyada yolcusunuz…

 

Geçenlerde yolda yürürken simitçiyi görünce simit almak için tezgâhına doğru yöneldim

 

Vatandaşın birisi simit parasının üstünü düşürdü, bozukluk diye umursamadı, yerden almaya yeltenmedi. Bir iki adım ilerlemişti ki ona seslendim. ‘Hey bakar mısınız, el işareti ile

 

Düşürdüğü parayı almasını söyledim’ “Kendini düşünmüyorsan bu parayı bulacakları düşün, milletin başını belaya sokma, al şu parayı yerden” dedim. Yerdeki paralardan korkum o derece büyük yani.!!!’

 

Aslına bakarsanız hepimizin yaşadıklarımızdan kısadan hisse çıkarmak gerekiyor, alın teri ile kazanılan paranın bereketinden ayrılmamayı Allah bizlere nasip etsin..

 

Hayat neyi ne zaman karşımıza çıkaracağını bilemeyiz.!!!

 

Mutlu olmak için huzurunu kaçırma, mutlu olacağın kadar kazan ama helalinden olsun...

 

Selam ve Dua İle …..

 

 
Etiketler: HELALİNDEN, OLSUN.!!!,
Yorumlar
Haber Yazılımı